Son Haberler
İstanbul’un gözbebeğine nerdeyse bir asırlık...
Cadde 21K ve 10K koşuları...
Asfalt yenileme çalışmaları başladı
Sancaktepe’ye Spor Parkı ve Yürüyüş...
Gebze’nin Yeni Cazibe Merkezi Pelitli...
Sultanbeyli’de kanseri yenen Zeyd için...
Ümraniye’de “Aile” konulu resim sergisi
İstanbul’daki hava kirliliği nisanda geçen...
İstanbul Valiliği’nde protokol bayramlaşması
Kuzey Marmara ve Anadolu Otoyolu’nda...
Anadolu Yakası
Banner
Anadolu Yakası
  • Anasayfa
  • Gündem
  • İlçelerimiz
    • Adalar
    • Ataşehir
    • Beykoz
    • Çayırova
    • Çekmeköy
    • Gebze
    • Kadıköy
    • Kartal
    • Maltepe
    • Pendik
    • Sancaktepe
    • Şile
    • Sultanbeyli
    • Tuzla
    • Ümraniye
    • Üsküdar
  • Video Haberler
        • Videolar

          30 Ağustos Zafer Bayramı Kadıköy’de coşkuyla kutlandı

  • Mekanlar
        • Mekanlar

          Boğaz’ın yeni gözdesi Beykoz Kahvecisi’ne yoğun ilgi

          Çekmeköy Park Balık’a yoğun ilgi!

          Acısıyla, tatlısıyla Park Adana!

          Kalbur müdavimleri meğer ne çok özlemiş

  • Yazarlar
        • Yazarlar

          İstanbul’un gözbebeğine nerdeyse bir asırlık ziyaret

          Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

          10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

          Mirasın üzerinde tepinmek!

İstanbul’un gözbebeğine nerdeyse bir asırlık ziyaret

Yazar: Kadir Toprakkaya 25 Mayıs 2026
Yazar: Kadir Toprakkaya 25 Mayıs 2026
2

İstanbul’da yaşayan herkesin hafızasında bir Kız Kulesi vardır. Kimi onu çocukluğunda vapur camından izlemiştir, kimi bir aşk hikâyesinin kahramanı olarak dinlemiştir, kimi de yalnızca Boğaz’ın ortasında duran o sessiz siluetiyle hatırlamıştır. Ama bazı yapılar vardır ki, onları gerçekten görmek için yalnızca bakmak yetmez; yaşamak gerekir.

22 Mayıs günü, baharın İstanbul’a en çok yakıştığı zamanlardan birinde, annemi 95 yıllık bir İstanbul hanımefendisini — yıllardır uzaktan seyrettiği Kız Kulesi’ne götürdüm.

Üsküdar kıyısından motora binerken aslında kısa bir yolculuğa değil, zamanın içinden geçen bir İstanbul hikâyesine çıkıyorduk. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek yeniden ziyarete açılan kuleye doğru ilerlerken, Boğaz’ın tuzlu rüzgârı yüzümüze vuruyor; İstanbul, sanki yüzyıllardır olduğu gibi yine kendi hikâyesini anlatıyordu. Hemen YouTube dan birkaç hikayesini dinleyerek bilgimi tazeledim..

Kız Kulesi’ne yaklaşırken insanın hissettiği ilk şey, onun gerçekten “İstanbul’un ortasında yalnız duran bir göz” olduğu. Vapurdan geçerken her açıdan bize dönerek bakan o kuleyi bu kez içeriden görmek bambaşka bir duyguydu.

Genelde vapurdan bakarak selamladığımız Kız Kulesi’nden, bu kez ona bakan vapurları izliyorduk.

Öğleden sonranın ışığında denizin ortasında parlayan kule, restore edilmiş taş dokusu ve ahşap detaylarıyla yeniden nefes alıyor gibiydi. Etrafımızda süzülen şehir hatları vapurları, kule çevresinde yarımay çizerek ilerliyor; martılar tepemizde dönüyor; kayaların üzerinde karabataklar yakaladıkları balıkları yutmaya çalışıyordu. O an İstanbul yalnızca bir şehir değil, yaşayan bir sahneydi.

En etkileyici anlardan biri ise kulenin üst kısmından Boğaz’a bakarken yaşadım.

Neredeyse bir asırlık ömrünü İstanbul’da geçirmiş annemin, ilk kez Kız Kulesi’nin içinden İstanbul’a bakışı…Annem merdivenleri  Çıkamadı .. ben yukarıdan baktım  ..izledim.. sonra çektiğim resimleri onunla paylaşmak için..

Belki de insanın en büyük mutluluğu, sevdiği birine geç kalmış  bir anı yaşatabilmesidir.

Şimdi hikayeleri derleyerek paylaşayım

Yüzyılların İçinden Gelen Bir İstanbul Hikâyesi

Kız Kulesi’nin tarihi MÖ 24 yılına kadar uzanıyor. Bizans döneminde savunma noktası olarak kullanılan yapı; zaman içinde gözetleme kulesi, gümrük noktası, karantina merkezi, sürgün yeri, deniz feneri ve hatta radyo istasyonu olarak hizmet vermiş.

Kuleyi bugün bu kadar büyülü yapan şey yalnızca mimarisi değil; etrafında anlatılan efsaneler.

En bilinen hikâye, Bizans İmparatoru’nun kızını bir yılan sokmasından korumak için kuleye kapattığı prenses efsanesidir. Kehanet gerçekleşmesin diye denizin ortasına taşınan prenses, sepette gelen üzümün içindeki yılan tarafından sokularak ölür. İstanbul’un hafızasında yaşayan bu hikâye, kuleyi yüzyıllardır aşk, yalnızlık ve kaderin sembolü haline getirmiştir.

Bir başka anlatı ise Hero ve Leandros’un trajik aşkıdır. Boğaz’ın karanlığında kulede yanan ışığa yüzerek ulaşmaya çalışan Leandros’un hikâyesi, Kız Kulesi’ni yalnızca bir yapı değil, bir İstanbul masalı haline dönüştürmüş.

 Restorasyon Süreci: Geçmişe Saygıyla Yeniden Doğuş

Kız Kulesi, tarih boyunca birçok yangın ve restorasyon geçirdi. Özellikle 1944 yılındaki yangından sonra üst bölümü betonarme olarak yeniden yapılmıştı. Ancak yıllar içinde deniz koşulları nedeniyle yapı ciddi yıpranma yaşadı.

2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı  tarafından kapsamlı bir restorasyon süreci başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren çalışmalarda yapı güçlendirildi; sonradan eklenen bazı betonarme bölümler kaldırıldı ve kule, II. Mahmut dönemindeki özgün siluetine yaklaştırıldı. Kubbe ve balkon bölümleri yeniden ahşap olarak tasarlandı. Restorasyon danışmanlığında Prof. Dr. Zeynep Ahunbay gibi önemli uzmanlar görev aldı.

Restorasyon süreci zaman zaman kamuoyunda tartışmalara yol açsa da, Bakanlık yapının deprem güvenliği ve özgün kimliğinin korunması amacıyla bilimsel çalışmalar yürütüldü.

11 Mayıs 2023 tarihinde kule yeniden açıldı ve artık bir “anıt müze” olarak ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Kim İşletti, Bugün Kim Yönetiyor?

Kız Kulesi uzun yıllar boyunca özel işletme modeliyle restoran ve etkinlik mekânı olarak kullanıldı. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren özel sektör tarafından işletilen kule, düğünlerden davetlere kadar İstanbul’un en özel mekânlarından biri haline gelmişti.

2020 yılında yapı müze bünyesine devredildi. 2021’de başlayan restorasyonun ardından ise müze kimliğiyle yeniden düzenlenerek Galata Kulesi Müzesi Müdürlüğü’ne bağlı bir kültür varlığı olarak kamusal ziyarete açıldı.

Bugün artık Kız Kulesi yalnızca bir restoran ya da fotoğraf noktası değil; İstanbul’un tarihini, Boğaz kültürünü ve kolektif hafızasını taşıyan yaşayan bir anıt olarak varlığını sürdürüyor.

Belki de Kız Kulesi’nin en etkileyici yanı tam da bu: Yüzyıllardır aynı yerde durmasına rağmen, her ziyaretçiye başka bir İstanbul göstermesi…

Ve bazen, bir öğleden sonra, bir asırdır İstanbulda bir annenin gözlerinden bakınca; İstanbul’un aslında hâlâ ne kadar büyülü olduğunu yeniden hatırlatması. Hala keşfedilip görülmesi gereken çok yer olduğunu hatırlattı bize…

kadıköy life
Paylaş FacebookTwitterPinterestLinkedinWhatsappEmail
Kadir Toprakkaya

önceki içerik
Cadde 21K ve 10K koşuları renkli görüntülerle tamamlandı

İlgili Haberler

Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

25 Haziran 2021

10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

22 Ocak 2019

Mirasın üzerinde tepinmek!

16 Ocak 2018

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ve Kış Depresyonu nedir?

25 Aralık 2016

Bakanlığa engel yok!

13 Mayıs 2016

Büyük bir şantiye alanına dönen Kadıköy’de konut piyasasında...

28 Ocak 2016
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • Linkedin
  • Youtube
  • Email
  • Whatsapp
  • Gizlilik Politikamız
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim

@2020 - Tüm Hakları Saklıdır. AnadoluYakasi.net Tarafından Geliştirildi ve Tasarlandı.

  • Anasayfa
  • Gündem
  • İlçelerimiz
    • Adalar
    • Ataşehir
    • Beykoz
    • Çayırova
    • Çekmeköy
    • Gebze
    • Kadıköy
    • Kartal
    • Maltepe
    • Pendik
    • Sancaktepe
    • Şile
    • Sultanbeyli
    • Tuzla
    • Ümraniye
    • Üsküdar
  • Video Haberler
        • Videolar

          30 Ağustos Zafer Bayramı Kadıköy’de coşkuyla kutlandı

  • Mekanlar
        • Mekanlar

          Boğaz’ın yeni gözdesi Beykoz Kahvecisi’ne yoğun ilgi

          Çekmeköy Park Balık’a yoğun ilgi!

          Acısıyla, tatlısıyla Park Adana!

          Kalbur müdavimleri meğer ne çok özlemiş

  • Yazarlar
        • Yazarlar

          İstanbul’un gözbebeğine nerdeyse bir asırlık ziyaret

          Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

          10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

          Mirasın üzerinde tepinmek!