Doğanın kalbinde eşsiz bir köşe; “Zeliş Çiftliği”

Öyle bir yer düşünün ki, daha kapısından girdiğiniz anda bir daha eve dönmek istemeyebileceksiniz…

70 dönüm meyve bahçesi, orman, dere, bayır, vadi… Nefes kesici bir yükseklikten Sapanca Gölü’nün tümü seyrediliyor. Bütün bu cennetten aşağı adeta düşmüş olan arazinin içinde fındık tarlası, envayi çeşit bitkinin özgür yaşam alanları, el değmemiş orman tanımlamasında bütünlük kazanmış manzaralar, patikalar, derelerle bezenmiş trekking ve patika koşuları için inanılmaz güzel parkur fırsatları…

Koşu parkurlarının yaratılabilmesinin en önemli sebebi olan Zeliş Hanım ise, mekana girer girmez anne sıcaklığıyla sizi saran eski bir rekortmen! İlk izlenim:  herkesin tonton teyzesi… Sonra fark ediyorsunuz ki, 800 ve 1.500 metrede eski Türkiye Rekortmeni… Ve koşuya duyduğu özlem ve sevginin bir yansıması olarak, anıları anlatırken sizi spora teşvik eden o bilge kişilik…

Zeliş Hanım, bu otelde servis edilen o muazzam lezzetli yemeklerin de başaşçısı aynı zamanda… Kızının da yardım ettiği o sofralar hazırlanırkenki özeni ise, günümüz otelcilik anlayışında giderek silinen ve yitirilen “ev sahipliği”nin belki de son örneklerinden..

Yemeklerin lezzeti ise, bu manzara ile birleşince adeta bir şölen! Sabah kahvaltısında serpme kahvaltı demek yetersiz kalıyor; poğaçalar, börekler, reçeller öyle bir süslüyor ki masaları, insan hepsinden birer lokma almadan, bir diğer deyişle “rejimi bozmadan” kalkamıyor. Ancak hiç endişeye gerek yok; otelin doğa içindeki bu konumu sayesinde, kahvaltıdan sonra çıkıp kısa bir yürüyüş denemesi bile yapmak bütün o enerjinin harcanmasına yeterli imkanı sunuyor.

Otelin her bir bölümünde ahşap ve tahtanın kullanımı, doğa ile olan bütünlükte kusurluğu sayesinde, kendinizi bir otelde değil dağ evinde hissediyor, manzaranın karşısında ayinleşircesine her saat yeniden saygı duruşunda ve aşkla bakıyorsunuz etrafınıza… Etrafınızdaki her bir ağacın yapraklarında ise mutluluğu ve huzuru bulurken, farmüstik desteğe ihtiyaç duymadan yaşıyorsunuz bu derinden ve içselleşen detox tatilinizi…

Zeliş Çiftliği, Eylül ayında ise kendi ilklerinden birini gerçekleştirerek, çok anlamlı ve eğlenceli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor bu ara… Üstelik bu kamp süresi boyunca Zeliş Hanım’ı da yanınızda koşarken göreceksiniz. Kendisi yıllarca böyle bir organizasyonun yapılmasını hayal etmiş olduğu için, tatilin en büyük destekçilerinden biri de ta kendisi olmuş durumda… İnsan bir kere koşunca hep koşar dendiğinde, koşuya yeni başlayanlar anlam veremez. Ancak bir sporcu bilir ki, yapılan spor her ne olursa olsun, o içinizde bir parça olur ki ondan asla kopamazsınız!

08-12 Eylül tarihlerinde 5 günlük bir “FİT-CAMP” tatili için kolları sıvayan Zeliş Hanım ve ailesi, sincap lakaplı bir koşucu olan, aynı zamanda temeli pilates eğitmenliğine dayanan bendeniz ile işbirliği yaparak, kurduğum Squirrel Training (Sincapla Antrenman) firmasının önderliğinde yoga, pilates, trekking, fitwalking, fitlates, yogalates ve hatta nefes ve beslenme üzerine eğitimler içeren bir sağlık kampı organize ediliyor.

Her yaştan kadın ve erkeğin, sporun hayatlarındaki yeri fark gözetilmeksizin katılabilecekleri bu kamp sayesinde, insanların doğa dönüşü sağlıklı yaşam için bir adım atmaları hedefleniyor. Zeliş Çiftliği’nin en büyük özelliklerinden biri olan “Herşeyi kendimiz yapıyoruz” cümlesi sayesinde farklı ihtiyaçlar için farklı çözümler sunulabilmesi, bu kamp dönemi için özel hazırlanacak olan koşu ve yürüyüş parkurlarına temel oluşturuyor.

Her sabah Sincap’ın düdüğüyle uyanıp kendinizi yenilemek için uyanacak, bu muazzam ormanda kahvaltı öncesi ruhunuzu temizleyerek kalori yakacak, daha sonra ise o lezzeti tarifsiz kahvaltı ile güneşin doğumunu bir şölene çevireceksiniz! Gün içinde yapacağınız birbirinden farklı aktivitelerle hem araziyi detaylı olarak keşfetme, hem de kendinizi çocukluğunuzdaki kadar masum ve mutlu hissetmeye olanak bulacaksınız.

Günün sonundaki o tatlı yorgunluğu yine Zeliş Çiftliği’nde duyacağınız güzel müzikler eşliğinde, karşınızda göl manzarası, yanınızda yeni dostlarınızla atacaksınız. Her gün için ayrı bir yemek menüsü oluşturulmuş olmasının tadını ise bütün bu tabloyla birleştirince, kampın bitmesini hiç istemeyeceğinize inanıyoruz!

 

Hakkında Emine Yeşim Aydın

Bir yorum

  1. HARİKA!

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Nihat Şen: Kentsel dönüşüm iyi anlatılamadı!

Kadıköylü mimar ve kentsel dönüşüm uzmanı Nihat Şen, Kentsel Dönüşüm Projesi’nin Türkiye için terörden sonra en önemli konu ...