Moda’da huzurun zerresi kalmadı!..

Dokusunu önemli ölçüde yitirme tehdidi ile karşı karşıya kalan Moda’da semt sakinleri ayağa kalktı. Gürültü kirliliği, aşırı alkol tüketimi, farklı siyasi kimliklerin gün aşırı protesto gösterileri ve çevre temizliği sorunu nedeniyle çağdaş değerlerini her geçen gün kaybeden semtte mahalleliler, yetkili kurumları göreve çağırdı.

Geçtiğimiz yıllarda huzur, sükunet ve prestijin merkezi halindeki Moda, günümüzde değerlerinden önemli ölçüde uzaklaştı. “Özgürlük mü, yoksa aşırıya kaçıp bir semtin dokusunu bozmak mı” tartışmalarının yaşandığı Moda’da mahalle sakinleri “Yeter” dedi. Moda Muhtar Meclisi, Moda İlköğretim Okulu Mezunlar Derneği, Saint Josephliler Derneği, Sivil Organize Semtler (SOS), Tarihi Çarşı Derneği, Moda Eğlence Yerleri Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Lokomotif Kültür Sanat Derneği ve Moda Gönüllüleri ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Moda’nın kapasitesinin zorlandığı ve semtte yaşayanların huzuru için acil olarak önlem alınması gerektiğine dikkat çekildi. Son aylarda özellikle Bahariye ve Moda’nın iç kesimlerinde ardı ardına meydana gelen toplumsal olaylar, günlük yaşamı önemli ölçüde olumsuz etkilemişti.

Caferağa Mahalle Muhtarı ile azalarından oluşan Moda Muhtar Meclisi’nin öncülüğünde bir araya gelen Moda’daki sivil toplum örgütleri; Kadıköy Kaymakamlığı, Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Kadıköy Belediyesi ve kamuoyunun dikkatini çekmek üzere gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, hızlı erozyon sonucu Moda’da yaşanan kimlik dejenerasyonuna karşı uyarıda bulundu. Kamuoyuna duyuruda şu ifadelere yer verildi:

MODA, TÜRKİYE’NİN GÖZBEBEĞİDİR…

“Moda; tarihsel geçmişi, farklı kimliklerden oluşan çok kültürlü yapısı, günümüze kadar ulaşan mimari değerleri, doğal güzellikleri, entellektüel-kültürel birikimi ve değerleriyle çağdaş bir yerleşim yeri olarak her zaman ilgi odağı olagelmiştir. Bu çerçevede, sadece İstanbul ve Kadıköy’ün değil, Türkiye’nin gözbebeği bir semttir. Modalılar olarak yaşam çevremizin özelliklerinden dolayı ilgi görmesinden mutluyuz. Moda’nın dokusunun bozulmaksızın zaman içindeki katılımların da hayatımızı zenginleştiren bir unsur olduğunu düşünüyoruz. Bugünlere kadar hep birlikte kucaklaşarak, karşılıklı hak ve hukukumuzu gözeterek, hoşgörü ile geldik.

SON DÖNEMDE MODA’DA YAŞANANLAR ASLA KABUL EDİLEMEZ…

Ancak son dönemde ülkenin içinde bulunduğu siyasi iklimin, farklı sosyal grupların birlikte yaşama şansını ortadan kaldırması Moda’ya çok ağır yansımakta, hızlı ve hazmedilemeyecek boyutlara sıçramaktadır. Yeni tablo, Moda’da pek çok olumsuzluğa ve bozulmaya neden olmaktadır. Öncelikle bölgede oluşan kozmopolit yapı ve dışarıdan zaman geçirmeye gelen konuklarımızın sayısal olarak aşırı çoğalması, uyuşturucu satıcılarını bölgeye çekmiştir. Moda, şu anda ciddi bir uyuşturucu sorunu ile karşı karşıyadır. Dışarıya taşan mekanlardaki olsun, doğrudan sokakta olsun alkol tüketimi ve bunun çevreye yaydığı her türlü olumsuzluk, katlanılır olmaktan çıkmıştır. Çevre kirliliği, ses kirliliği, güvenlik, temizlik ve benzeri sorunlar, giderek altından kalkılamaz hale gelmektedir. Moda’yı Moda yapan, herkesi buraya çeken değerler de ayaklar altına alınmakta, süratle ortadan kalkmaktadır.

Moda, siyasi-sosyal kamplaşmadan dolayı kaldırabileceğinden çok fazlasını yüklenmiş ve bundan olumsuz olarak etkilenmiştir. Kendi yaşam alanlarında gereksinimlerini karşılayamayan kesimlerin Moda’ya yönelimi sonucunda; başlangıçta Tarihi Çarşı, giderek de Kadife Sokak, Dr. İhsan Ünlüer Sokak, Hacı Şükrü Sokak, Dr. Esat Işık Caddesi ve civar sokaklar, şimdilerde ise Moda Caddesi ve pek çok sokakta giderek yükselen bir biçimde içkili, müzikli lokanta ve kafeler, barlar işletmeye açılmaktadır. Bu işletmelerin nerdeyse ortak özelliği, muhitin ve burada yaşayanların kabul edemeyeceği, geceyarılarından sonra bile taşan ve hayatı kalitesizleştiren özensizlikler, kuralsızlıklardır.

Moda’daki olumsuz gidişin bir başka önemli boyutu da yeni işletmeleri kullanamayan, ancak dışarıdan gelip de muhitte zaman geçirmek isteyen kesimlerin sokakları, apartman merdivenlerini, parkları, hatta mabetleri kullanmasıdır. Moda’daki iki cadde ve onlarca sokakta artık insanlar evine girerken, yaya kaldırımında yürürken başkalarından izin istemek durumuna düşmüştür.

ORTAYA ÇIKAN VE GERİLİM-TEPKİ ÜRETEN TABLONUN ÖNÜ ALINABİLİR…

Bu tablo karşısında, bugüne kadar farklılıklara rağmen hoşgörü içinde, huzurla birlikte yaşayan semt sakinleri, olumsuzluklardan etkilendikleri için tepki göstermeye başlamışlardır. Semtteki gerilim gittikçe tırmanmaktadır. Hak ve özgürlüklerin, başkalarının hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya başladığı yere kadar olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerekiyor.

Ortaya çıkan tabloda daha büyük olumsuzlukların, sorunların geri dönülmez sonuçlara yol açmadan çözümü için Kadıköy Belediyesi, Kadife Sokak İşletmecileri, Kadife Sokak Sakinleri, Farklı Sosyal Gruplar, Moda Muhtarlık Meclisi temsilcileri bir araya gelerek, konu üzerinde bir çalıştay gerçekleştirdi. Yaşanmakta olan sürecin pek çok sosyal, siyasi, ekonomik, toplumsal, psikolojik ve benzeri nedeni bulunduğu, tek başına herhangi bir otoritenin veya organın çözebileceği ve müdahale edebileceği bir durum olmadığı, ulusal bir sorun olduğu belirlendi.

Ancak olumsuzlukların ve sorunların en aza indirilmesi ve gerilimin giderilmesi için ilgili tarafların yapabilecekleri pek çok şey vardır. Organize uyuşturucu ticaretine mutlaka müdahale edilmeli ve kontrol altına alınmalıdır. Bu konuda İstanbul’da dikkat çeken ve basına da geniş olarak yansıyan başka belediyelerin olumlu uygulamaları, mercek altına alınarak acilen çalışmalara başlanmalıdır. İnsan bedenlerinin de ticari meta olarak kullanıldığı açık pazarlama alanlarına müdahale edilmelidir.

MODA’NIN KAPASİTESİ ZORLANIYOR…

Moda’da açılan işletmeler, semtin kapasitesini çok aşmıştır. Yeni işletme ve özellikle alkol ruhsatları verilmemelidir. Koşulları uygun olmayan ve çevreye rahatsızlık verenlerin ruhsatları iptal edilmelidir. İşletmelerin hukuka, insana saygılı, özenli, hijyenik, güvenli olması sağlanmalı; sokak işgalleri, dışarıda alkol sunumu, gürültü ve çevre kirliliği konularında özenli olmaları eğitim, ikna ve zabıta önlemleriyle sağlanmalıdır. Kamunun olanakları, semtteki sakinler ve örgütlü kesimler de arkasına alınarak sonuna kadar kullanılmalıdır.

YEREL YÖNETİM VE KAMU OTORİTESİNE, HERKESE DÜŞEN GÖREVLER VAR…

Sorunların yaşandığı bölgelerde belediye marifetiyle yapılabilecek fiziki düzenlenmeler için ivedilikle harekete geçilmelidir. Gerekirse bölgenin dokusuna uygun farklı pozitif kesimler tarafından (sanatçılar vb.) sahiplenilmesine yardımcı olunmalıdır. Yapılan düzenlemelerle belli kurallar getirilen bakkal ve bayilerdeki alkol satışı ile ilgili olarak, son saatin 22.00 olarak belirlenmesi ve buna uyulmasının mutlaka sağlanması gerekmektedir. Bunun yanında alternatif satış olanaklarının da (seyyar, servis vb.) mutlaka kontrol altına alınması gerekmektedir. Özellikle anılan bölgede bulunan ibadethanenin çirkin kullanımı önlenmelidir.

Yukarıda özetlenmeye çalışılan ve otoritelerin yetkisinde hemen alınabilecek önlemler dışında yerel yönetimin, emniyetin, işletmecilerin de mutlaka üretebilecekleri uygulamalar vardır. Ayrıca sorunların daha da derininde olan ekonomik, sosyal ve burada sayılamayan pek çok sorunun, mahalli sorunları aşan ulusal bir sorun olduğunun bilincinde olarak; önerilen ve geliştirilebilecek önlemlerle sorunun önünün alınarak küçülebileceğine ve ileride geri dönülmez sonuçlar oluşturmasının önüne geçilebileceğine inanıyoruz. Bu bağlamda bu sosyal sorunun; tarafların iletişiminin güçlendirilerek işbirliği içerisinde, zorunlu olmayan hallerde polisiye önlemlere başvurulmayan, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile çözümünden yanayız.

Başta Büyükşehir ve Kadıköy Belediyelerini, Kadıköy Kaymakamlığı’nı, Emniyet Müdürlüğü’nü ve işletmecileri göreve davet ediyor, işbirliğine hazır olduğumuzu ve konunun takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

MODA DAHA FAZLA EZİLMEMELİ, MODALILARIN HUZURU KORUNMALI…

Biz Modalılar, Moda’da yaşayanlar, aşağıda imzası bulunan Moda’nın örgütlü kurum ve kuruluşları; Moda’yı seven, Moda’yı yaşayan tüm sosyal kesimlerle mahallemizde birlikte olmaktan, her türlü özgürlüğü paylaşmaktan mutluluk duyarız. Ancak Moda’da ikamet etmeyerek Moda’da zaman geçirenlerin de, iş yapanların da yaşamımıza, yaşam alanımıza saygı göstermesini beklemenin de asgari insani bir hak olduğunu düşünmekteyiz.

Bu çağrı Moda’da yaşayanlara da, zaman geçirenlere de; çözüm unsuru olarak Kaymakamlığı, Emniyeti, Belediyesi ile kamuya da, işletmecilere de, bütün bu tarafların sorunun bilincinde olduğunu, olgunluğunu taşıdığını düşünmekteyiz. Aksi takdirde bizler, hep birlikte yukarıda açıkladığımız yöntemlere uygun olarak soruna eğilemediğimiz takdirde, son zamanlarda İstanbul’un farklı semtlerinde tarafımızca hiç de desteklenmeyen ve yanlışlığına inandığımız uygulamalara elbirliği ile zemin yaratmış olacağız. O zaman da hepimiz kaybedeceğiz.”

sporvitrini

Hakkında Kadir Toprakkaya

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Ümraniye’de yaşlılar yalnız değil!

Sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini hayata geçiren ve Yaşlı Hizmet Birimi ekibini oluşturan Ümraniye Belediyesi; ilçede yaşayan hastaları, ...