Ligimizde top koşturan yabancı oyuncular ve performansları…

2

Herşey, Ankara semalarına bir uçağın inmesi ile başladı. Gençlerbirliği’nin geleceği gören başkanı İlhan Cavcav’ın girişimleri ile Ankara kulübü, Zaireli Andre Kona ve Güney Afrikalı John Leishiba Mousheu ile anlaşmıştı. Bu iki Afrikalı, Türkiye ligine gelen ilk siyahi oyunculardı.

Elbette fizik olarak bizimkilere benzemiyorlardı. Uzun bacakları, bitmek tükenmek bilmeyen koşu performansları, gol sonrası ilginç sevinçleri ve takım arkadaşları ile kurdukları ilginç diyaloglar, belki de Türkye’de bir dönemin başlangıcını oluşturuyordu.

Andre Kona, gol yollarındaki becerisi, pozisyona girmedeki ustalığı ile bir anda ligin en golcü oyuncuları arasına girdi. Mousheu ise hem milli takımında, hem de ligimizde sergilediği usta işi futbol ve asistleri ile bir anda gündeme oturacaktı.

Elbette bu geçen süre zarfında, hem altyapıda Afrikalı futbolcuları getirip A Takım’a çıkarma heveslisi girişimler, hem de Afrika’dan futbolcu arayışları devam etti. Beşiktaş altyapısında oynayan Mohammed Stephan, Galatasaray altyapısında oynayan Rush ve Salifu gibi oyuncular devamını getiremedi.

Ama bu dönemde yolu Florya’dan geçen Stephan Appiah gibi bir futbolcuyu da elimizden kaçırdık. Keza, Galatasaray okulundan mezun olduktan sonra Gana ulusal takımının kalesini adeta ipotek altına alan Richard Kingston’u elimizden kaçırdığımız gibi…

Türk futbolunda zaman zaman böyle gözden kaçırmalar mevcut. Keza, Sakaryaspor’un Moussa Sow ya da Samsuspor’un Finlandiyalı Hyppia’yı kaçırması da buna benzetilebilir.

Hatırlayanlarınız olacaktır. Ligimizde geçekleşen bu süreç zarfında Nijerya; Amokachi, Uche ve Okocha ile ön plana çıkarken, Gana buna Samuel Johnson ve Yaw Preko ile cevap veriyordu.

Aslına bakarsanız, gelen oyuncuların çoğu belirli bir kalitenin üzerindeydi. Hatta buna Gaziantep forması giydiği dönemlerde TV’lere çıkma konusunda bir hayli başarılı olan Steve Compela’yı bile ekleyebiliriz. Ancak yine de zaman zaman ligimize uyum sorunları yaşayan ve oynamaktan çok oturmayı tercih eden yabancıları da gözlemledik.

İşte böyle bir dönemde dünya futbolunda Ajax’ın öngörüsü ile başlayan ve sonrasında tüm takımlara sıçrayan bu ekol, ligimizde de fazlası ile sürmekte…

Şimdi gelin kulüplerimizde oynayan bu futbolculara birlikte yakından bakalım:

İlk olarak Fenerbahçe’nin Kamerunlu yıldızı Henri Bienvenu dediğimizde, Mammadou Niang gibi büyük bir golcünün boşluğunu doldurmak üzere gelen ve çoğu zaman da eleştirilen genç bir çocuk görürüz. Bienvenu, topla oyunda çokça hareketli, adam geçme konusunda gitgide ustalaşan bir oyun stiline sahip. Ortasahadan ceza sahasına atılan toplar, onun çoğu zaman ekmeğini oluşturmakta. Henüz 23 yaşında olması ve gelişime açık oyun anlayışı, onu farklı kılmakta.

Bilenler bilir, Fenerbahçe forvetinde oynayan bir oyuncudan süreki gol atması beklenir. Bienvenue, ilk sezonunda tam olarak randıman veremese de, ligin vasatın üzerinde oyun oynayan ve çaba sarfeden oyuncuları arasında yerini aldı.

Elbette herşey bir alışma devresi içerisinde kendi değerini belli eder. Kamerunlu oyuncunun henüz bu uyum sorununu atlattığını söylemek güç… Ancak Mammadou Niang’ın ilk kariyer zamanlarına ya da Emenike’nin Karabükspor’a ilk geldiği günlerdeki oyun yapısına bakarsak, onu birazcık da olsa anlayabiliriz. Young Boys takımında gösterdiği başarı, mutlaka bir gün kendisini yeniden gösterecek.Bu konuda biraz sabırlı davranmak lazım.

Joseph Yobo; Nijerya denince belki de Uche Okechukwu’dan sonra defansın adeta demirbaşı olmuş ender oyunculardan. Güçlü olmasının yanı sıra hem süratli, hem de çabuk.

Fenerbahçe’nin defans bloğunda en yakın arkadaşı Lugano’yu bile kaybettikten sonra bir çekingenlik göstermedi. Kendine güveni tam ve kontrollü futbol konusunda mevkidaşlarına anlatacak çok şeyi var. Fenerbahçe, onun bonservisini almakla ne kadar akılcı bir transfer hamlesi yaptı. Onun Fenerbahçe’ye gelmeden önce daha üst düzey ekiplerde futbol hayatını sürdürmesinin gerçekleşmesini, belki de yaşadığı şanssız sakatlıklar önledi. Ancak, Taribo West tarzı hücuma da çıkan oyun yapısı ve sağlam mücadele gücü ile Fenerbahçe defansında kaleci Volkan’ın en büyük sigortası dersek yanılmış olmayız.

Bu ismi Samsunspor formasını giydiği için tanıyor olabilirsiniz. Ancak yetenekli ve bir o kadar da takım oyununa yatkın bir isim Ekigho Ehiosun… Nijerya milli takım kadrosunda bulunan bu 21 yaşındaki genç, ilerleyen haftalarda ligde kendisini daha fazla tanıtacaktır. Ekigho’nun en büyük özelliği, takım içi yardımlaşma ve hücum pressi anı anına kaytarmadan uygulaması. Gençliği ise, onun potansiyelini farketmesinde en büyük silahı olacak. Nijerya liginde gol krallığı ünvanı da bulunan bu genç oyuncu, teknik direktör Petkoviç’in sürekli hücum düşünen sisteminde sürpriz golcü olarak daha çok karşımıza çıkacak.

Nijeryalılardan başlamışken devam etmekte fayda var. Ozokwo Nduka ismini Bank Asya’dan hatırlayan çok fazla sayıda futbolsever olacaktır. Nduka, Mersin İdman Yurdu forvet hattında Nobre ve Moritz gibi Güney Amerikalı futbolcuların forvet hattındaki en büyük destekçisi. Hızlı, kanatlara oyunu taşıma noktasında sorumluluk alabilecek kadar futbol bilgisine ve çalım yeteneğine güveniyor.

Nijerya U-20 milli takımı ile birçok kez oynadı. Bienvenue ile aynı yaşta. Ancak bu futbolcunun Bienvenue’ye göre en büyük artısı, ortasahaya verdiği destek ile ön plana çıkmakta. Üstelik sürekli olarak sahanın dört bir yanına da yetişmeye çalışan bir tarafı var. Onu Mersin kalesi önünde defanstan top çıkarırken bile görebilirsiniz. Lütfen şaşırmayalım.

Ali Zitouni; Antalyasporlu değil artık, Antalyalı oldu bile diyebiliriz. Eminim çok da sevmiştir. Tunuslu futbolcu değişik bir oyun tarzına sahip. Zaman zaman sürpriz golcü, zaman zaman ortasahanın sağında, hatta zaman zaman defans bloğunun göbeğinde bile oynayabiliyor. Kısacası nereye koyarsanız o orada.

Bir dönem ligimizde Zoubeyr Baya ile başlayıp Bouzazi, Badra gibi isimler ile devam eden ligimizde Tunus ekolünün en önemli temsilcisi. Tunus milli takımında başarılar ile dolu bir kariyere sahip. Aslına bakarsanız, rahatlıkla Alman ya da Fransız liglerinde üst sıralardaki takımlarda bile oynayabilecek bir yeteneğe sahip. Onu en iyi anlatan sözcük ise, görev ve istikrar…

Harve Tum; ligimizin ihtiyar delikanlısı… Kamerun futbolunda Omam Bıyık, Roger Milla gibi futbolculardan sonra kendisini gol ile özdeşleştirmiş çok fazla isme rastlayamıyoruz. Türkiye ligi kariyeri, zor zamanlarda attığı kritik goller ve takımı için verdiği güçlü mücadeleler ile dolu. Eğer gole ihtiyacınız varsa ve bütçeniz kısıtlı ise, ondan daha iyi bir seçim yapamazsınız. Ligimizde her zaman 10 gol ve üzerinde atma başarısını gösterdi. Üstelik bunu büyük takımlardan birinde oynarken yapmadı.

Kamerun milli takımında fazla oynayamaması, onun değil sıkça değişen Kamerun ulusal takımı antrenörlerinin sorumluluğunda. Şu ana kadar Gençlerbirliği forması ile yine 10 gol barajı civarında… Elbette Ermin Zec ile uyumu da görülmeye değer. Keşke biraz daha yaşı genç olsaydı demeden geçemiyor insan…

Harve Tum gibi bir diğer enteresan isim de Pierre Webo… Bu senenin flash isimlerinden… Hırslı, mücadeleci, güçlü ve kurnaz… Adeta topla ceza sahası içerisine girdiğinde bildiği tüm Afrika usulü dansları yapabilecek kadar da çevik. İspanya kariyeri, istikrar ve başarının adeta tablosunu çizmiş gibi görüntü sunmakta.

Hiçbir zaman üst düzey takımlarda oynayamasa da, orta sıralardaki takımlar için muhteşem bir seçim. Yaşı itibarı ile fazla hızlı olduğunu söylemek zor. Ancak top ile rakip arasına öylesine vücudunu yerleştirebiliyor ki, bu onun ceza sahasına girmeden önceki en büyük avantajı olabiliyor.

Bu oyuncuyu Türkiye ligine getiren idarecileri de tebrik etmek lazım. Çünkü zaten Webo her zaman bilinen bir oyuncu olmakla birlikte, kendi milli takımının en önemli gol silahlarından biriydi. Bugün için Fenerbahçe’de Bienvenu ile birlikte oynasa, emin olun ki Fenerbahçe gol açısından sıfır sorunla ligi tamamlardı.

Emmanuel Eboue; ilaç gibi futbolcu. Nereye koyarsanız orada sırıtmadan oynamaya çalışır. Bu sene sürpriz golleri, değişik asistleri ve göze batmayan, ama faydalı oyun yapısı ile göze batmakta. Fildişili oyuncu vatandaşı Abdelkader Keita’dan sonra taraftarların gönlünde adeta taht kurdu.

Bu sene başında Tottenham ve Roma gibi kulüplerden gelen teklifleri reddererek Galatasaray’a gelmesi de onun bir diğer özelliği… Belçika kariyeri ve Arsenal’de geçirdiği yıllar başarılar ile dolu. 28 yaşına kadar çok fazla takım değiştirmemesi, onun yapısına ne kadar da uygun.

Ortasahada saat gibi işleyen bir futbol dinamiğinin en önemli parçalarından. Antrenör Terim’in ortasahada en güvendiği futbolculardan biri olması, hem savunma hattına, hem de hücuma verdiği faydalar, onu tek bir cümle ile bile anlatabilir. Her takımın bir Eboue’si mutlaka olmalı…

Evet, şimdiye kadar ligimizde faal olarak oynayan bazı Afrikalı futbolcuları anlatmaya çalıştık. Anlaşılan o ki, bu futbolcuların zaman zaman milli takım kamplarından geç dönmeleri ya da çeşitli uyum sorunları olsa da; mücadele güçleri, taktik anlayışları ve oyun disiplinleri başarılı.

Önümüzdeki sene de Türkiye ligine yeni yüzler gelecek. Futbolumuza bu renk katan isimleri sıkça görmek istediğimizi söylemek gerek.

Şu an itibarı ile Lig kulüplerinin yaptığı 64 yabancı oyuncu transferi sonucunda, Süper Lig’de futbol oynayan yabancı oyuncu sayısı 174 rakamını buluyor. Yabancı oyuncu sayısının toplam oyuncu sayısına oranı ise % 34,5 seviyesini göstermekte.

Süper Lig’de en değerli oyuncular:

Oyuncu / Kulüp / Yaş / Bonservis Değeri

1- Felipe Melo / Galatasaray / 28 / 38.500,00 TL

2- Ricardo Quaresma / Beşiktaş / 27 / 35.000,00 TL

3- Fernando Muslera / Galatasaray / 25 / 28.000,00 TL

4- Joseph Yobo / Fenerbahçe / 31 / 22.000,00 TL

5- Simao Beşiktaş / 31 / 21.000,00 TL

6- Albert Riera / Galatasaray / 29 / 21.000,00 TL

7- Didier Zokora / Trabzonspor / 30 / 20.000,00 TL

8- Manuel Fernandes / Beşiktaş / 25 / 19.500,00 TL

9- Hugo Almeida / Beşiktaş /27 / 19.500,00 TL

10- Milan Baros / Galatasaray / 29 / 19.500,00 TL

11- Alex  / Fenerbahçe / 33 / 19.500,00 TL

12- Gustavo Colman / Trabzonspor / 26 / 17.500,00 TL

13- Issiar Dia / Fenerbahçe / 24 / 16.000,00 TL

OĞUZ AKDENİZ

https://twitter.com/#!/oguzakdeniz

sporvitrini

Hakkında Oğuz Akdeniz

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Duygudurum Bozukluğu

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ve Kış Depresyonu nedir?

Sonbahar bitip kış mevsimine girerken kendimizi hüzünlü hissettiğimiz oluyor mu? Evden çıkmak istememe, kilo ve iştahta değişiklikler, uyku ...