Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Uluslararası Maltepe Tiyatro Festivali, dünyanın farklı coğrafyalarından tiyatro sanatçılarını Maltepe’de buluşturmaya devam etti. Festivalin ikinci gününde Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Sınır Tanımayan Güç: Tiyatro” başlıklı söyleşide, tiyatronun kültürler arasında kurduğu bağ, farklı toplumları buluşturma gücü ve değişen dünyada sanatın üstlendiği rol ele alındı.
Söyleşinin moderatörlüğünü Maltepe Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Erdelikara üstlendi. Eski Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, yönetmen, yazar ve oyuncu Tamer Levent; Avrasya Tiyatrolar Birliği Başkanı, Portekizli yönetmen ve oyuncu Rui Madeira; oyuncu Erkan Bektaş; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yönetmen ve oyuncu Derman Atik ile Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Başkanı Nazif Uslu söyleşiye konuşmacı olarak katıldı.
Tiyatro sanatının sınırları aşan evrensel dili üzerine gerçekleşen söyleşide, farklı ülkelerin tiyatro deneyimleri ve sahne sanatlarının toplumlar arasında oluşturduğu iletişim alanı değerlendirildi. Avrasya Tiyatrolar Birliği Başkanı, Portekizli yönetmen ve oyuncu Rui Madeira, sahnenin insanları bir araya getiren ortak bir alan olduğuna dikkat çekerek, “Sahne dünyanın evidir. Herkes burada bir iletişim halindedir. Ancak politikanın koyduğu sınırlar vardır. Zihnin sınırı yoktur” dedi. Sanatın düşünceyi ve bireysel ifadeyi taşıma gücüne vurgu yapan Madeira, “Hepimiz bir sanat yapıyoruz ama fikrimi yansıtmıyorsam sanat yapmış olur muyum?” sözleriyle sanatın sorgulayan ve başkaldıran yönüne dikkat çekti.

Tamer Levent’in uzun yıllara yayılan Devlet Tiyatroları, yönetmenlik ve oyunculuk deneyimi üzerinden tiyatronun toplumsal yaşamla ilişkisi ve sanatın insanları bir araya getiren yönü konuşulurken, Rui Madeira’nın uluslararası tiyatro çalışmaları ve Avrasya Tiyatrolar Birliği deneyimi üzerinden farklı ülkeler arasında tiyatro aracılığıyla kurulan kültürel iş birliklerine değinildi.
Oyuncu Erkan Bektaş, oyunculuk ve sahne deneyimi üzerinden tiyatronun seyirciyle kurduğu doğrudan iletişime ve oyuncunun bu iletişimdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Derman Atik farklı coğrafyalarda tiyatro üretmenin deneyimlerini ve Kıbrıs’taki tiyatro çalışmalarını aktardı. Nazif Uslu ise oyun yazarlığı ve çeviri alanındaki deneyimi üzerinden farklı dillerde ve kültürlerde üretilen tiyatro eserlerinin birbirleriyle buluşmasında çeviri ve metnin taşıdığı önemi ele aldı.
Söyleşide, tiyatronun yalnızca bir sahne sanatı olmadığı; farklı diller, kültürler ve toplumsal deneyimler arasında iletişim kuran ortak bir ifade alanı oluşturduğu vurgulandı. Festivalin “Hayat Sahnede” sloganıyla ortaya koyduğu kültürlerarası buluşma fikri, tiyatro insanlarının farklı ülkelerden gelen deneyimleriyle birlikte değerlendirildi. Festivalin 1-31 Ekim tarihleri arasında 30’a yakın ülkeden tiyatro topluluklarını Maltepe’de buluşturduğu belirtildi.
Perde bu kez “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” için açıldı
Söyleşinin ardından festival programı, Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sahnelediği Aziz Nesin’in önemli eseri “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” ile devam etti. Bürokrasi karşısında varlığını kanıtlamaya çalışan Yaşar Yaşamaz’ın trajikomik hikayesini merkeze alan eser, mizah üzerinden birey-devlet ilişkisini, bürokrasinin insan hayatındaki etkilerini ve kimliksizleştirilen bireyin yaşadığı çaresizliği sahneye taşıdı.
Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yorumuyla izleyiciyle buluşan oyun, Aziz Nesin’in toplumsal eleştiriyi mizah ve ironinin gücüyle aktaran anlatımını sahneye taşıyarak festivalin ikinci gününe damga vurdu. Böylece Maltepe’de tiyatronun farklı coğrafyalardan gelen sanatçıları buluşturan evrensel dili, aynı sahnede Türkiye’nin güçlü tiyatro mirasından önemli bir eserle buluştu.



