Kadıköy sokaklarında yolda yürüyorsunuz ve Karadeniz, Güneydoğu, Ege yörelerinden, her türlü yöreden türkülerle ve şarkılarla karşılaşıyorsunuz. Uzaktan izlemesi inanılmaz zevk ve heyecan veriyor dinleyicilere.
Peki, bizlerin onlar hakkında bilmediklerimiz var mı? Sorduk hepsine, öğrendik…
Şafak Uyanık: “Günde 10 saat sokak müziği yaptığımız oldu. Ama insanları mutlu etmek, bütün yorgunluğumuzu alıyor. Bir sene önceydi, sonbahar dönemindeydik, Kadıköy’de yine müzik yapıyorduk. İnsanlar bizleri dinliyor, alkışlıyor, eğleniyorlardı fakat zabıtalar gelmişti. Bize müzik yapmamızın yasak olduğunu söylemişlerdi. Çok üzüldük, fakat neden diye sorduğumuzda cevap yoktu. Bu bence garipti.”
Mehmet Şimşek (Grup Patuli): “Sokak, müzisyenlerin evidir. Tek sevmediğim şey, insanların bana emir verip şunu çal, bunu çal demeleri. Müziğe 6 sene önce başladım, fakat iki senedir insanlara gitarla dinleti yapıyoruz. Tek ricam, insanların sokak müziğine ve aynı zamanda bütün müziklere karşı duyarlı olmasını istiyorum. Kadıköy, müzik için çok elverişli bir ortam. Çünkü her semtten, her ilçeden insanlar var ve bence çok büyük bir topluluk önünde müzik yapıp onları eğlendiriyoruz. Bu bizim için büyük bir görev.”
Mehmet Kalaycı (Grup Nayla): “Küçük yaşta sokak müziğine 3 sene önce Rize’de başladım, ama bana sorarsanız Türkiye’nin en güzel sahnesi neresi diye, kesinlikle Kadıköy Rıhtım… Tam o metronun çıkışı, heykelle Haldun Taner’in karşısında arkamızı Haydarpaşa’ya verdiğimiz garın orası. Orada duygu var, orada aşk var. İnsanlar oradan geçerken tarihi hissediyor. Biz de bunları dilimizle canlandırıyoruz, ses veriyoruz. Sokak müziği kesinlikle serbest hale gelmeli.”
Başlarına gelen en komik olay nedir diye sorduğumuzda; hepsi kendi yörelerinin oyunları oynanırken komik ve yeni hareketler gördüklerini söylediler. En üzücü şeyleri ise sokakta müziğin yasak olmasıymış!..




