Son Haberler
Green Planet, Miracle Garden ve...
Ataşehir’de aynı günde 4 yeni...
Bayegan Vakfı’ndan satranç sporcusu Ediz...
Up-X platformu hakkında kullanıcı odaklı...
Up-X platformu: Kullanıcı deneyimine dayalı...
Tuvalu seyahati: Ucuz uçak biletleri...
Haydarpaşa’ya arkeopark, müze ve kültür...
Kadın kuaförleri ve manikürcüleri Ümraniye’de...
Ataşehir Belediyesi Aşevi ünlü şeften...
Palladium Wellness Fest’e yoğun ilgi
Anadolu Yakası
Banner
Anadolu Yakası
  • Anasayfa
  • Gündem
  • İlçelerimiz
    • Adalar
    • Ataşehir
    • Beykoz
    • Çayırova
    • Çekmeköy
    • Gebze
    • Kadıköy
    • Kartal
    • Maltepe
    • Pendik
    • Sancaktepe
    • Şile
    • Sultanbeyli
    • Tuzla
    • Ümraniye
    • Üsküdar
  • Video Haberler
        • Videolar

          30 Ağustos Zafer Bayramı Kadıköy’de coşkuyla kutlandı

  • Mekanlar
        • Mekanlar

          Boğaz’ın yeni gözdesi Beykoz Kahvecisi’ne yoğun ilgi

          Çekmeköy Park Balık’a yoğun ilgi!

          Acısıyla, tatlısıyla Park Adana!

          Kalbur müdavimleri meğer ne çok özlemiş

  • Yazarlar
        • Yazarlar

          Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

          10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

          Mirasın üzerinde tepinmek!

          Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ve Kış Depresyonu nedir?

Çocuklara söylemeyin; onlar mutlu!

Yazar: Kadir Toprakkaya 30 Temmuz 2011
Yazar: Kadir Toprakkaya 30 Temmuz 2011
228

Enis Fosforoglu

Merhaba… Kadıköy Life Dergisi’nin geçen sayısındaki yazımdan bu yana neler oldu? Şöyle bir düşünün. Öylesine dolu gündemler yaşanıyor ki; haberler önde, insanlar arkada… Günlük gazete out; topla topla ayda bir ver, daha iyi olur. Haber yerine oturur. Detay vermiyorum; konu başlıkları yeter:

Siyasette neler oldu?

Futbolda neler oldu?

Magazine, Bodrum haberlerine filan yer kalmadı… İnternet ortamında mayo da kesmedi, iç çamaşırına geçenler var. Akıl kaybı yaşamaktayız. Durdurun dimağları fıttıracak var…

“Sen tiyatro sanatçısı olarak akıllı uslu şeyler anlat bize” filan diyenler haklıdır ama artık bende de hayır yok. Örneğin geçen ay Anadolu’ya çocuklara tiyatro götürdüm. Bir kurumu aracı sponsor alarak, çocukların ücretsiz tiyatro izlemesini sağladım. Buradan organize edip yan gelip yatabilirdim, fakat on gün boyunca hergün otobüs yolculuğu yaparak, gençlerle birlikte Tokat’a kadar gittim. Onbin çocuğa ulaştık. Çocuklar güzellikleri hakeden harikalardı… Ya büyükler? Adıyaman Üniversitesi yönetimi beşbin lira salon kirası istedi. Biz böyle bir ücret veremezdik. Günlerce Anadolu çocuklarına tiyatro sahnelemek için salon aradık. Sivas Ticaret Odası, ‘duyarlı çıkar’ diye düşündük. Onlar da bin lira istedi… Yani koca koca tüccarlar, çocuklarına ücretsiz tiyatro getiren kurumdan bin lira istiyordu. Aracı sponsor bu rakamları düşünmediği için farkları hep ben karşıladım… Çocuklara söylemeyin; onlar mutlu!

Diğer anıları da sonraki sayıya bırakarak, turne dönüşü Moda’da yaşadığım bir olayı anlatayım. Aslında çoğu kimse için olay bile değildir ama benim için denizin bittiği, sözün sustuğu yerdir.

Delikanlı, kızın elini gözüme doğru sallıyordu; önümüze gelenlere çarparız oyununu hatırlatan bir biçimde yürüyor, kız da tramvaya asılmış çocuk gibi erkeğinin ilişiğinde sürükleniyordu.Tam yanımdan geçerlerken delikanlı (Bu tanımlamayı dallama olarak değiştirebilirsiniz), bağırdı kıza: “Ben sanata para vermem!..” Aksi istikametlere doğru yürüdük. (Zaten bir tek bu yürüyüşün yönü doğruydu) Bütün gün kulaklarımda çınladı: “Ben sanata para vermem!” Eko yaptı da çınladı… “Ben ben sanata sana sa na ta ta ta ta para vermem mem mem mem!” Acaba kız ne istemişti de bu yanıtı aldı? Gidip olay mahallini dolaştım. Opera festivalinin afişleri vardı… Bir caz konseri duyurusu vardı… Yoksa az ötedeki galeriden bir resim mi beğenmişti kız?

Günlerdir durup durup, “Verme ulan!” diye bağırıyorum! “Verme! Senin paranı sanat reddeder zaten.”

Bazılarımız bu romantizmle yolumuza devam ediyoruz. En yüce değer; bir şehirde duyarsız bir işadamı, bir şehirde farkındalık yaşamayan bir bilim adamı,  bir şehirde de haldır huldur yaşayan bir delikanlı olmuş kol geziyor.

Bu yazı, masumiyetini taşıyan güzel insanlar için yazılmıştır.

Sevgilerimle efendim…

Enis Fosforoğlu

 

 

 

 

kadıköy life
Paylaş FacebookTwitterPinterestLinkedinWhatsappEmail
Kadir Toprakkaya

önceki içerik
Beykoz yeni parklarla güzelleşiyor…
sonraki içerik
Tepe Nautilus’ta “Masal Gibi Bir Ramazan”…

İlgili Haberler

Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

25 Haziran 2021

10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

22 Ocak 2019

Mirasın üzerinde tepinmek!

16 Ocak 2018

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ve Kış Depresyonu nedir?

25 Aralık 2016

Bakanlığa engel yok!

13 Mayıs 2016

Büyük bir şantiye alanına dönen Kadıköy’de konut piyasasında...

28 Ocak 2016
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • Linkedin
  • Youtube
  • Email
  • Whatsapp
  • Gizlilik Politikamız
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim

@2020 - Tüm Hakları Saklıdır. AnadoluYakasi.net Tarafından Geliştirildi ve Tasarlandı.

  • Anasayfa
  • Gündem
  • İlçelerimiz
    • Adalar
    • Ataşehir
    • Beykoz
    • Çayırova
    • Çekmeköy
    • Gebze
    • Kadıköy
    • Kartal
    • Maltepe
    • Pendik
    • Sancaktepe
    • Şile
    • Sultanbeyli
    • Tuzla
    • Ümraniye
    • Üsküdar
  • Video Haberler
        • Videolar

          30 Ağustos Zafer Bayramı Kadıköy’de coşkuyla kutlandı

  • Mekanlar
        • Mekanlar

          Boğaz’ın yeni gözdesi Beykoz Kahvecisi’ne yoğun ilgi

          Çekmeköy Park Balık’a yoğun ilgi!

          Acısıyla, tatlısıyla Park Adana!

          Kalbur müdavimleri meğer ne çok özlemiş

  • Yazarlar
        • Yazarlar

          Türklerin Hz. Ali’si Destanlar, Efsaneler, Menkıbeler

          10 adımda metabolizmanızı hızlandırın

          Mirasın üzerinde tepinmek!

          Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu ve Kış Depresyonu nedir?