Fenerbahçe’nin şansı ve Carvalhal…

1

Bir Trabzonspor-Fenerbahçe maçı daha geride kaldı. Aslında her iki takımda da genel anlamda bir form düşüklüğü vardı. Puanlarının birbirlerine çok yakın olması dışında, son yıllarda yolları da oldukça kesişti bu iki takımın.

Fenerbahçe, Trabzonspor’a göre maça daha istekli başladı diyebiliriz. Trabzonspor, İnter galibiyeti dışında bu sene hem Şampiyonlar Ligi’nde, hem de Lig’de istediği sonuçları alamadı. Kimse kendini kandırmasın. Yapılan yatırımlar, alınan bir sürü yabancı futbolcu, Trabzonspor’un en azından gruptan çıkmasını sağlamalıydı. Dolayısıyla alınan puanlar sadece teselli ikramiyesi oldu.

Trabzonspor’da bir takım şeylerin değişmesi gerekli. Ortasahada Alanzinho, Colman ikilisinin zaman zaman aksasa da çalışkanlığına diyecek bir laf yok. Ancak defansta Chech ve Giray ikilisi, istenilen uyumu bir türlü sergi leyemiyor. Chech’ in tecrübesi takım için yeterli olsa da, henüz ortaya koyduğu oyun yeterli değil. Fenerbahçe, yine Alex’in çabaları, zaman zaman Ziegler’in sol kanattan derinlemesine sivrilişleri, zaman zaman da Mehmet Topuz’un doldur boşaltları ile tehlikeler yarattı.

Trabzonspor’da mutlaka sağlam bir iki yabancı transferi şart gözüküyor. Paolo Henrique bu sene tam anlamıyla hayal kırıklığı oldu. Zaten Belçika’da performans yapan yabancı futbolcuları almadan önce iki kez düşüneceksin. Fenerbahçe’nin gol ayağı Sow ile aralarında dağlar kadar kalite farkı var.

Trabzonspor ne zamanki ortasahada topa basmayı ve Volkan Şen’i kaçırmayı akıl etti, güzel pozisyonlar yakaladı. Ben Burak’ın çok daha iyi yerlere geleceğine eminim. Attığı gol, beceri kadar ustalık kokuyor. Kesinlikle şans işi değil. Sonuçta her iki takımın birbirini çok fazla sıkmadığı bir maç izledik. Maçın en formsuzu ise, tartışmasız maçın hakemi idi. Ofsayt pozisyonuna hiç girmeden, ikili mücadelelerde verdiği kararların bazıları fazlası ile değişikti.

Beşiktaş’tan ise bir Carvalhal geçti. Ne kadar profesyonel, takımını sahiplenen, mütevazi ve futbolu yaşayan bir antrenördü Carvalhal. Onun döneminde, özelikle kendisinin de ayırdığı gibi Avrupa kupalarında Braga maçının sonuna kadar takım gerçekten çok başarılı oldu. Madrid takımı büyük lokma idi. Ancak onun şanssızlığı, takım içindeki kendi vatandaşlarının ona olan tavırları yüzünden oldu. Portekizli, Portekizli’ye bunu yapar mı diyeceksiniz? Yaptı. Ben onun mutlaka bir gün Beşiktaş’a döneceğini düşünüyorum. Zaten gidişi de zamansız oldu. Kalsa idi seneye çok daha farklı bir Beşiktaş izleyebilirdi

http://zoomlabakalim.blogspot.com/

https://twitter.com/#!/oguzakdeniz

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Hakan Aytaç

Mirasın üzerinde tepinmek!

İstanbul, efsane bir şehir. Doğal güzellikleri, efsaneleri, tarihi yer ve yapıları, Boğaz’ı, hanları, hamamları, ama bunların içinde en ...