Baba oğul müzisyen; Baki Duyarlar…

Baki Duyarlar; baba oğul müzisyen, ikisinin de adı aynı… Biri 1935 doğumlu, diğeri 1967… Biri Türk Sanat Müziği’ne kattığı 500’den fazla bestesiyle tanındı, diğeri ise caz müziğine gönül vermiş. Udi ve besteci Baki Duyarlar’ı 2003 yılında kaybettik. 30 yıl boyunca TRT İstanbul Radyosu’nda adını duyduk, bestelerini dinledik.

İstanbul Gençlik Caz Orkestrası’nın şefi Baki Duyarlar, genç yaşta birbirlerine aşık olup evlenen annesi ve babası ile sevgi dolu bir aile içinde büyümüş. Çok farklı müzik dallarını seçmiş olmalarına rağmen asla baba-oğul çatışması yaşamamışlar. Babası oğlunu hep desteklemiş; onun hem babası, hem arkadaşı, hem de sırdaşı olmuş.

Baki Bey, Mimar Sinan Devlet Konservatuarı’nda Adnan Saygun ve İlhan Usmanbaş’ın da öğrencisi olmuş. Saygun, ona “Nasılsın Hacaturyan?” diye takılırmış. Meğer 18-20 yaşlarında yaptığı besteleri, Rus sanatçının eserlerini andırırmış. Viyolonsel bölümünde eğitim görmüş. Bir gün armoni hocası, sabah 06.30’da sınıfa gelmesini istemiş. Baki Bey daha da erken gitmiş, hocası termosundan fincanına kahve doldururken içeriye girmiş. İlginç bir soru ile karşılaşmış:

– Farzet ki aşık oldun, karşılık bulamadın, ne yaparsın?

– Üzülür, orayı terk ederim.

– Ben seni sevmiyorum!

Genç müzisyen, o gün konservaturarı terk etmeye karar vermiş, ABD’ye gitmeyi ve orada piyano caz eğitimi almayı düşünmüş. Babası bu fikri desteklemiş, fakat üçer yaşındayken kaybettiği iki çocuğundan sonra yaşaması umuduyla kendi adını verdikleri en küçük oğlunun o kadar uzağa gitmesine razı olamamış, sık sık bir araya gelmek umuduyla Avrupa ülkelerinden birinde eğitimine devam etmesini teklif etmiş. Birlikte Rotterdam’a gitmişler, Devlet Konservatuarı’nın piyano caz bölümü sınavında başarılı olan oğluna “Kazanacağını bilseydim seni buraya getirmezdim!” demiş. Çok iyi anlaşan baba-oğulun ayrılmaları üzücü olmuş.

Hollanda’daki eğitimini başarıyla tamamlayan Baki Duyarlar, 24 yaşında doçent olmuş; Amsterdam, Rotterdam ve Lahey müzik okullarında hocalık yapmış. On yıl sonra Türkiye’ye neden döndüğünü sorduğumda, “Hollanda’ya yaşamak için gitmemiştim ki” cevabını aldım. İki yıl işsizlik sıkıntılarından sonra askerliğini yapmış. Tabii ki daima müziğin içindeymiş.

“Overseas” ve “Colours” albümlerinden sonra Derya Türkan’ın kemençesinden etkilenerek yaptığı besteleri “Kemenjazz” adıyla çıkarttıklarında, bu albümü T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından Las Vegas’taki uluslararası fuarda çalınmak üzere uygun bulunmuş. Son albümü “Time of Spring” in lansmanı ise Los Angeles T.C. Konsolosluğu’nda yapılacak.

Bahçeşehir Üniversitesi Caz Okulu’nda da hocalık yapan Baki Duyarlar, yaklaşık 5 yıl once müzisyen dostlarıyla sohbet ederken Gençlik Caz Orkestrası kurmayı hayal etmişler. Uzun çalışmalar ve hazırlıklar sonunda Akbank ve Bahçeşehir Üniversitesi sponsor olunca bu hayal gerçekleşmiş. Hollanda’da 250 tane gençlik caz orkestrası var, bizim ülkemizde ise sadece bir tane!.. Prova yeri konusunda genellikle sorun yaşıyorlar.

İstanbul Gençlik Caz Orkestrası, 27 Kasım akşamı CKM’de konser verdiğinde salondaki şanslı izleyicilerden biriydim. Baki Duyarlar’ın şefliğinde 17 genci hayranlıkla izledik. Piyanist Bilge Günaydın’ın bestesi de orkestra elemanlarının çok değerli gençler olduğunu vurgulamış oldu. Aralık ayının 3. ve 4. haftasında üflemeli sazlar için seçmeler olacak. İlgilenenler, Bahçeşehir Üniversitesi ya da www.bakiduyarlar.com sitesinden bilgi alabilirler.

Mayıs ayında orkestra, Kaş’ta bulunan Mehmet Uluğ Kültürevi’nde kalacak. Her gün 4-5 saat prova, spor ve eğlenceyle geçen bir haftadan sonra B.Ü. Albert Long Hall’da konser verecekler. Sonunda ise kısa bir belgesel film ortaya çıkacak. Ülkemizdeki ilk ve tek gençlik caz orkestrası, Kadıköy Belediyesi’nden prova salonu konusunda destek bekliyor.

sporvitrini

Hakkında Sedef Turan

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Atık maddeler

Atık maddeler sanat eserlerine dönüşüyor

Geçtiğimiz aylarda düzenlediği Uluslararası Çocuk Film Festivali ile yoğun bir dönemi geride bırakan Sanat Yönetmeni Rowena Tuzcuoğlu, yarıyıl ...