

Ülkemize yıllardır sayısız önemli sanatçı, öğretim üyesi ve yönetici kazandıran, marka olmuş, 1982’de Beşiktaş Akaretler’deki okulları elinden alınıp başka bir okul bünyesine katılan “Tatbiki Güzel Sanatlar” mezunları, yıllar sonra büyük bir buluşma gerçekleştiriyor.
Ülkemizin en köklü iki sanat eğitimi kurumundan biri olan “Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu”, 1982’de YÖK’ün kıyımına uğrayarak “ani bir kararla’’ yuvasından atıldı, ismi silindi, başka bir isimle denizaşırı bir yere taşınmak zorunda kaldı.
Bir “Yale” ya da “Harward”ın böyle bir muameleye tabii tutulması düşünülebilir mi? Markalaşmış, ekol olmuş bir eğitim kurumunu yok etmek, koca bir tarihi, geleneği, varolan bir değeri yok etmekti… Gerekçeler ne olursa olsun; bunu yapanlar kadar, buna direnemeyenler de, Tatbiki’lilerin gözünde bu kıyımın sorumlusudur.


Tatbiki Güzel Sanatlar’ın tarihi…
1 Kasım 1957’da eğitime başlayan “Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu”, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2’nci Güzel Sanatlar okuludur. Dr. Adolf Schneck idaresinde toplumun yeni yaşama biçimlerini belirleyen, endüstriyel gelişmelerde sanat ve tasarımın önemli rolünün altını çizen, araştırmacı ve yenilikçi bir kurum olarak Bauhaus modeli ile kurulmuştur. Kuruluşunda; Dekoratif Resim, Grafik Sanatlar, Seramik, Tekstil Sanatları, Mobilya ve İçmimarlık bölümleri olmak üzere 5 bölüm bulunuyordu. 20 Temmuz 1982 tarihinde ise, “Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu”, Marmara Üniversitesi bünyesine alınarak 1986 yılında “Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi” olarak Beşiktaş’tan Acıbadem kampüsüne, boğazın diğer yakasına taşındı.
Ve o yuva artık Mimar Sinan Üniversitesi’nin konservatuarı, “Tatbiki Güzel Sanatlar” da Marmara Üniversitesine katılarak “Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Yüksek Okulu” oldu!.. Oluverdi…


26 yıl sonra yüzlerce ‘Tatbiki’ mezunu, kaybolan yuvalarında buluşuyor…
İşte 14 Mayıs 2011 günü saat 16.00’da, yüzlerce “Tatbikili” hep içlerinde besledikleri aidiyet duygusu ve dinmek bilmeyen özlemle yuvalarında buluşacak. O gün, sürgüne gönderilmiş mülteciler gibi bunca yıldır özlemini kalplerinde taşıdıkları, artık kendilerine ait olmayan yurtlarını, yuvalarını ziyaret edecekler. Anılarını tazeleyecekler… 1980 sonrası YÖK tarafından okullarının tarihten silinmesine sitem edecekler.
Hayallerinin, dostluklarının, yaşamlarının filizlendiği, gençliklerinin en güzel yıllarını geçirdikleri eski yuvalarında; isimlerinin, izlerinin silinmesinin acısını içlerinde bir kere daha duyarak var olduklarını gösterecekler…
İsimlerine, yuvalarına sahip çıkamayanlara sitem ederken; ricalarını kırmayıp bu çok özel günü yaşama olanağını kendilerine sağlayan yuvalarının şimdiki sahiplerine “Müteşekkir”ler!..
Tatbikililer, duyarlı olan herkesi değerlerine sahip çıkmaya çağırıyorlar…




