Merhaba… Kadıköy Life Dergisi’nin geçen sayısındaki yazımdan bu yana neler oldu? Şöyle bir düşünün. Öylesine dolu gündemler yaşanıyor ki; haberler önde, insanlar arkada… Günlük gazete out; topla topla ayda bir ver, daha iyi olur. Haber yerine oturur. Detay vermiyorum; konu başlıkları yeter:
Siyasette neler oldu?
Futbolda neler oldu?
Magazine, Bodrum haberlerine filan yer kalmadı… İnternet ortamında mayo da kesmedi, [...]
Kadıköy Life Dergisi köşeyazarı da olan, ünlü tiyatrocu Enis Fosforoğlu’nun derginin Mayıs & Haziran 2011 sayısında yer alan köşeyazısı:
* * *
Merhaba;
Mayıs & Haziran sayımızıa bu yazıyı hazırlarken, aklıma seçim yasakları geldi… Siyaseten birilerinin alınabileceği bir yazı yazmamak, gereksiz yere yanlış anlaşılacak cümleler kullanmamak gerekiyordu… Sevgili editörümüz Canan Hanım, bu konuda hiçbir uyarıda bulunmamıştı oysa… Gene [...]
Merhaba;
Efendim geçen gün hemşehriniz, Kadıköy’lünüz, derginizin yazarı, tiyatro sanatçınız Enis Fosforoğlu olarak Milliyet Gazetesi’nin Yılın Sporcusu Ödülleri’nde Namık Sevik Fair Play ve Şükran Ödülü’nü aldım. Yok yaaa… Kel alaka? (Fransızca quelle)…Vallahi aldım yahu… Hem de Aleks’le yanyana oturdum…
Sunucu, ödülleri açıklayıp hakedenlerin adlarını söylerken, barkovizyona da fotoğraflar düşüyordu. Benim sıram geldiğinde Aleks, beyaz saçlarıma ve toraman [...]
Merhaba;
Geçenlerde gençlik arkadaşlarımla buluştuk. (Kırk yıl önce onlar çeşitli üniversiteleri, ben de konservatuvar yüksek kısmını yeni bitirmiştim; yıl 1971…) Bir fincan kahve içtik mi bilmiyorum ama, kırk yılın hatırına buluşmuştuk o gün. İçimizden biri bir fikir attı ortaya: “Gelin şu kırk yılı konuşalım. Neler değişti?..”
“Önce biz değiştik” dedim. Cevap tatmin etmedi tabii… Devam ettim: “Ben [...]
Tiyatro ile çıktığım Anadolu turnelerinden üstüme vazife olmadığı halde sosyal sentezler yapmış olarak dönerim. Bir de tabii anılar olur dağarcığımda Anadolu’ya ait.
Önce size şunu söyliyeyim ki, Anadolu insanı kendi ile barışık, ağırbaşlı, dingin. Büyük kente gelmediği için de kişiliğini muhafaza ediyor, kültürünü koruyor. Birşey bekliyor gibi bir hali de var. Godot’yu değil tabii… Açılım filan [...]
Merhaba efendim;
Bir sevdadır sanat… Karacaoğlan’ın dörtlüğündeki gibi:
Beş yaşımda aklım geldi başıma/ On yaşımda gider oldum işime/ Varıp da değince onbeş yaşıma/ Bir kuru sevdaya yeldirdin beni.
Doğrudur, bir kuru sevdadır. Biz de onyedi yaş sonrası bu sevdaya iyice düşmüş ve Mektebi Sultani’ye veda edip, Ankara’ya, Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne doğru yola çıkmıştık. Meslekteki en güzel anılarım [...]
Merhaba;
Doğrudur; meyvelerin bir kısmı hormonlu… Sebzelerin genleriyle oynandığı da bir gerçek… Bazı manavları gezdiğinizde karpuza benzeyen biber, hıyara benzeyen lahana, babası kabak annesi marul olan bir turp göreceksiniz. Hatta patlıcandan olma domatesten doğma bir patatese de yer verebilirsiniz sofranızda… Çok hormon almış bir domates Sementa Foks kıvamında görünebilir gözünüze… Bu arada genleri ile oynanmış havuca [...]
Konservatuar bitirme sınavında sıramızı bekliyorduk. Bir arkadaş Oidipus’tan “Haberci”yi hazırlamıştı. Olimpos dağından koşarak gelmiş olacak ve sahneye girdiği anda diz çökerek, nefes nefese ama anlaşılır bir şekilde ve coşku içinde anlatmaya başlayacaktı…