İstanbul’un trafik sorununa çözüm önerileri

İngiltere’nin saygın üniversitelerinden biri olan The University of Leeds’te kentleşme ve çevre sorunları üzerine akademik çalışmalar yürüten araştırmacı Emrah Akyüz, “Akademik Sosyal Bilimler” isimli uluslararası akademik dergide İngilizce olarak yayınlanan “İstanbul’un Trafik Sorununa Yönelik Çözüm Önerileri” başlıklı bilimsel çalışmasında megekentin trafik sorununa yönelik önerilerde bulundu.

ÇARPIK VE HIZLI KENTLEŞME, TRAFİK SORUNUNUN TEMEL NEDENİ…

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte liberal ekonomiye kapılarını açan Türkiye, ekonominin yönünü tarımcılıktan sanayileşme ve hizmet sektörüne çevirdi. Başta İstanbul ve Ankara gibi büyük metropollerde hızla gelişen sanayi ve hizmet sektörü, kent öbeklerini kırsal kesimde yaşayan ve tarım sektöründen memnun olmayan kesim için adeta bir cazibe merkezi haline getirdi. Bu durum, 1970’li yıllarda kuvvetli bir ivme kazanacak olan kırdan kente doğru hızlı göç dalgalarına neden oldu. İstanbul hem coğrafik konumu, hem tarihsel önemi, hem de kültürel değerleri açısından en çok göç alan şehir oldu. Nüfusun kontrolsüz ve hızlı bir şekilde artması, beraberinde çarpık kentleşme ve trafik sorununu ortaya çıkardı. Avrupa’nın en kalabalık nüfusuna sahip olan İstanbul, artan nüfusun ulaşım ihtiyacına sağlıklı bir cevap veremedi ve bu durum trafik sorununu daha da derinleştirdi.

MODERN OLMAYAN TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI, ÖZEL TAŞITLARIN ARTMASINA NEDEN OLUYOR…

Akyüz, İstanbul’da yaşanan trafik sorununun bir diğer temel nedeninin ise modern olmayan toplu taşıma sistemi olduğunu ifade etti. Araştırmacı, başta minibüs olmak üzere İstanbulluların sıklıkla kullandığı otobüs ve metrobüslerin konfordan uzak olmasının vatandaşları özel araçlanmaya teşvik ettiğini belirterek,  bu durumun da İstanbul yollarının araçlarla dolarak trafik sorunu yaşanmasına neden olduğunu söyledi. Hijyenik, güvenilir, temiz enerji kaynaklarıyla çalışan, internet bağlantısı olan, yaz ve kış aylarında klima hizmeti sunan araçların modern toplu taşıma sisteminin temel özellikleri olduğunu belirten Emrah Akyüz, bunların İstanbul toplu taşıma sistemine entegre edilmesi durumunda toplu taşıma araçlarının daha cazip hale geleceğini ve bu durumun da otomatik olarak trafikte özel araç sayısının ve trafiğin azalmasıyla sonuçlanacağını vurguladı.

METRO, MODERN KENTLERİN VAZGEÇİLMEZ ULAŞIM ARACI…

Tüm dünyada büyük megekentlerin trafik sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirten Akyüz, başta Avrupa başkentleri olmak üzere Tokyo ve New York gibi metropollerin bu soruna metro ile çözüm aradığını dile getirdi. İstanbul’un modern toplu taşıma aracı olarak adlandırdığı metro konusunda geride kaldığını belirten araştırmacı, nüfus olarak daha az olmasına rağmen İngiltere’nin başkenti Londra’da toplam metro uzunluğunun yaklaşık 410 kilometre olduğunu, bu rakamın İstanbul’da ise 100 kilometre civarında kaldığını söyleyerek aradaki uçurumu ortaya koydu. Trafik sorunu olmayan, temiz ve konforlu bir taşıma aracı olan, daha hızlı olması nedeniyle yolculara zamandan tasarruf etme fırsatı sunan metronun İstanbul’un tüm bölgelerini kapsayacak şekilde inşa edilmesi gerektiğini belirten Emrah Akyüz, modern bir kentin ancak modern bir toplu taşıma sistemi ile gelişebileceğini açıkladı.

sporvitrini

Hakkında Kadir Toprakkaya

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

down sendrom

İBB’den down sendromlu çocuklara Boğaz turu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü dolayısıyla organize edilen Boğaz turunda 450 down sendromlu çocuk, ...