En hızlı yaşlanan ilimiz Ankara…

Ülkemizde şu an için genç nüfus sayısı, birçok ülkeye göre oldukça fazla olmasına karşın yakın gelecekte Türkiye, dünyanın yaşlı nüfusu en yüksek ülkeleri arasında olacak.

Birçok dünya ülkesinin ekonomisini alt üst eden yaşlanma sorununun doğurduğu ekonomik, işgücü ve hizmet alanlarındaki sorunlar, bu ülkelerde mutlu ve aktif yaşlanmanın sağlanması için ulusal politikaların geliştirilmesini sağlamıştır. Buna rağmen özellikle AB ülkeleri, yaşlanmanın ihtiyaçlarının karşılanmasında Türkiye’nin bir çözüm ülkesi olduğunun farkında olmalarına rağmen, ülkemizdeki yaşlı bakım hizmetlerinin uluslararası talepleri karşılar düzeyde olmaması nedeniyle Türkiye’de bir işbirliği şansı oluşamamaktadır.

Yaşlı nüfus hızı en fazla artan ilimiz olan Ankara’da, Flavius Klinikleri ve Medikal Turizm Derneği tarafından Uzman Dr. Sinan İbiş başkanlığında Ankara Kalkınma Ajansı’nın desteği, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitelerinin işbirlikleri, Ankara Valiliği Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü katkıları ile “Ankara’da Yaşlanmanın Etkileri ile Yaşlı Bakımında Sürdürülebilir Politikalar ve Stratejiler Projesi” kapsamında hastaneler, bakım ve huzurevleri, yaşam destek merkezleri, üniversiteler ve tedarikçiler gibi geniş kurumsal katılımlı çalışmada 557 ayrı detaylı görüşme gerçekleştirildi.

HUZUREVLERİNDE SONUÇLAR…

Huzurevlerinde 60 yaş üzeri genç yaşlılarımızın yüzde 65’inin eşini kaybetmiş olduğu, bu yaşlıların yüzde 15’inin çocuğu olmadığı, yaşlıların yüzde 85’nin ise çocuğunun olduğu, yaşlıların yüzde 87’sinin sosyal güvencesinin olduğu ve bu sosyal güvencenin yüzde 69’unu ise emekli sandığının oluşturduğu, yaşlıların yüzde 45’inin aylık gelirinin 1.000 TL – 2.000 TL arasında olduğu, yaşlıların eğitim düzeylerine bakıldığında yüzde 33’ünün ilkokul, yüzde 27’sinin ortaokul, yüzde 22’sinin ise lise mezunu olduğu, yaşlıların yüzde 30’unun baston, gözlük vs. gibi herhangi bir yardımcı araca ihtiyaç duymadığı, huzurevlerinde kalan yaşlıların yüzde 80 oranında ziyaretçisi olduğu, ancak bu ziyaretçiler içerisinde çocuklarının ziyaretlerinin yüzde 38 düzeyinde olduğu, ziyaretlerin ise haftada bir kez olduğunu belirtenlerin oranı ise ziyaretler içerisinde yüzde 44 oranında görülmüş.

ÜLKEMİZDE AKILLI EVLER İNŞA EDİLMELİ…

Dr. İbiş, yaptıkları araştırmada huzurevlerinde yaşayan yaşlılara “Nerede yaşamak istersiniz” sorusunu sorduklarında yüzde 57’si kendi evinde, yüzde 40’ı huzurevinde, yüzde 2’si ise çocuklarıyla yaşamak istediğini belirtmesinin oldukça dikkat çekici olduğunu; yaşlıların çocuklarıyla yaşamak istemek yerine hayallerinde kendi evlerinde yaşamak istediklerinin olduğunu, bunun içinde özellikle yaşlılar için akıllı evler ve bu evlerde uzaktan bakım hizmetleri ile mobil hizmetleri sunmak konusunda yerel yönetimlere büyük bir görev düştüğünü söyledi.

YAŞLILAR ÇOK KÜÇÜK ŞEYLERDEN MUTLULAR…

Huzurevlerinde yaşlıların ortalama 5,5 yıldır huzurevlerinde yaşadıklarını ve en uzun yaşam süresinin ise 17 yıl olarak tespit edildiğini, yaşlıların huzurevlerindeki yaşam ortamlarından genellikle yüzde 85 üzerinde memnun olduklarını, huzurevlerinde mahremiyetlerinin yüzde 68 oranında korunduğunu, sağlık hizmetlerinin verilişinin yüzde 49 oranında yeterli bulunduğunu, yaşlıların yüzde 58’inin hiçbir hizmetten yararlanmadığını, yüzde 34’ünün ise bakım hizmetlerinden yararlanmasının tespit edilmiş olmasının değerlendirilmesini ise Dr. Sinan İbiş; huzurevlerinde kalan kişilerin genellikle kendi kendine yaşama yetisi olan kişilerden oluştuğunu, bu kişilerin huzurevi imkanlarını daha çok barınma, yeme içme, kişisel ihtiyaçlar ve ilaç vs. gibi hususları karşılayan devlet çatısı olarak gördüğünü, buna karşın huzurevlerindeki hizmetlerden yüksek oranda memnun kalmalarının ise aktif ve mutlu yaşam konusunda gelişmiş ülkelerde sunulan birçok hizmet içeriğini huzurevlerinin sunmaması ve yaşlılarında bu hususları bilmemesi olarak ifade etti.

 

Hakkında Kadir Toprakkaya

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

kulak enfeksiyonu

Serinlemek isterken kulak enfeksiyonuna yakalanmayın!

Sıcak yaz günlerinde serinlemek için girilen havuz ve deniz suyu, gerekli önlem alınmazsa kulak sağlığını etkileyebiliyor. Kulağın sürekli ...