Alman yaşlılar bakım ihtiyaçlarını hangi ülkelerde nasıl çözümlüyor?..

Dünyadaki yaşlanma sorunuyla ilgili yaşananlar, özellikle gelişmiş ülkelerin başını ağartıyor ve bu çerçevede yaşlanma sorununun çözümünde acaba Türkiye nasıl çözüm olabilir düşüncelerimizle dünyada olup bitenleri araştırıyoruz.

Bu çerçevede elde ettiğimiz verileri, gözlemleri süzgecimizden geçirip sizlerle paylaşıyoruz. Bu çalışmamızda ise, Almanya’daki yaşlı bakımı ihtiyaçlarıyla ilgili yaşananları araştırdık.

Almanya’da emekliler, Doğu Avrupa ve Asya’daki bakım evlerine gönderilirken; pek de insani olarak yorumlanmayan yaşlı insan ihracı yaşandığı dile getiriliyor. Almanya’daki artan fiyatlar ve maliyetler ile zorunlu olarak düşen standartlar nedeniyle, giderek artan sayıda yaşlı ve hasta Alman vatandaşı, yurtdışına rehabilitasyon merkezlerinde uzun süreli bakım için gidiyor.

Binlerce emekli Alman vatandaşı, Doğu Avrupa’daki bakım evlerine yerleştirilmiş durumda. Bu durum, sosyal refah kurumları tarafından “insanlık dışı ihraç” olarak nitelendirilmek suretiyle eleştiriliyor. Ancak Almanların çoğu, emeklilik evlerinin maliyetini karşılayamıyor. Giderek yaşlanan ve küçülen nüfusla birlikte, yurtdışına gönderilen yaşlıların sayısı gelecek birkaç yılda artacağa benziyor. Uzmanlar, bu konunun patlama noktasına geldiğini belirtiyor.

ALMANYA’NIN KRONİK BAKIM KRİZİ…

Almanya’da bakım endüstrisindeki çalışan azlığı ve artan maliyetler, yıllar boyu Doğu Avrupa’dan gelen göçmenler tarafından hafifletiliyordu. Ancak yaşlı kişilerin Doğu Avrupa’ya transferi, bazı çevrelerce yeni ve talihsiz bir insan ihracı olarak değerlendiriliyor. İthal edilen ucuz işçilerle bile artık sistemin işlemediği anlaşılıyor. Almanya, en hızlı yaşlanan ülkeler arasında yer alıyor. Batılı ülkeler açısından bunun anlamı, bakım maliyetlerinin artması ve tasarruf tedbirleri nedeniyle yaşlı bakım standartlarının düşmeye başlamasıdır. Bazı Alman politikacılara göre, artan sayıda Alman vatandaşının kendi ülkelerindeki emeklilik evlerinin maliyetini karşılayamaması bir alarm sinyali ve bu durum politik müdahale gerektirmektedir. Ayrıca eski politikacılar, Almanya’yı kuran ve bu duruma getiren kişilerin bu şekilde başka ülkelere ihraç edilmesine izin verilmemesi gerektiğini ve bu durumun insanlık dışı olduğunu belirtiyor.

YAPILAN ARAŞTIRMA VERİLERİNE GÖRE…

2011’de 7.146 Alman emeklisi, Macaristan’daki emeklilik evlerinde yaşamaktaymış. 3.000’den fazla yaşlı Çek Cumhuriyeti ’ne, 600 kişi ise Slovenya’ya gönderilmiş. İspanya, Yunanistan ve Ukrayna’daki Alman yaşlı sayısı tam olarak bilinmemekte. Tayland ve Filipinler de giderek artan sayıda yaşlı çekmeye başlamış. Uluslararası medya alanlarında yayınlanan haberlere göre; Macaristan, Tayland ve Yunanistan’da yaşayan ve uzun süreli bakıma ihtiyacı olan Almanların başka seçenekleri olmadığı ve Almanya’dakinin üçte biri veya üçte ikisi maliyete ve daha iyi bakım standartları nedeniyle bu ülkelerde kaldıkları belirtiliyor. Bazı diğer kişilerse, istem dışı olarak bu ülkelerde bulunuyorlar. Ayrıca benzer haberlerde çeşitli sağlık bakımı sağlayıcılarının, yurtdışında sadece Alman vatandaşları için bakım evleri kurma sürecinde oldukları belirtiliyor. Bu da yaşlı bakım endüstrisinin gelişen ve oldukça yüksek kârlar sağlayan bir pazar olduğunun bir işareti…

ALMANYA’DAN İSTATİSTİKLERE GÖRE…

Yaşlı Alman vatandaşlarından 400.000’den fazlasının şu an için Alman yaşlı bakım evlerinin maliyetini karşılayacak durumları olmadığı dile getiriliyor. Almanya’da bu rakam her yıl yüzde 5 oranında artmaktaymış. Yıllık ortalama 2.900 ve 3.400 Avro arasında değişen evde bakım maliyetlerinin artmasının nedenleri arasında, emeklilik maaşlarının düşük olması ve kişilerin yaşlandıkça bakım maliyetlerinin artması olarak ifade edilmiş. Sonuç olarak, Krankenkassen veya Almanya’nın sigorta sistemini oluşturan yasal sigortacılar, yabancı ülkelerdeki emeklilik evlerini nasıl uzun vadeli ve kârlı bir model haline getirecekleri konusunda çalışıyorlar. Asya’da, Doğu ve Güney Avrupa’da bakımevleri çalışanlarının maaşları ve diğer maliyetler (çamaşır, bakım ve bina masrafları gibi), çoğu zaman çok daha düşük…

AB YASALARI ENGELİ…

Günümüzde Avrupa Birliği kanunları, devlet sigorta kurumlarının uluslararası bakım evleriyle direkt anlaşma yapmasına engel olmakta. Ancak Avrupa’nın artan yaşlı nüfusuna çareler aranırken, bu yasal engelin de zamanla aşılacağı tahmin edilmekte. Bunama sorununda ise zaten aradaki farkı anlamayacakları düşünülerek, kişilerin yurtdışına gönderilmesi konusunda bazı düşünceler bulunmaktadır. Uzmanlar, Alzheimer’de yaşanan bunama sorununda lisan ve çevrenin çok önemli olduğunu belirtiliyor. Bunama sorunu olan insanlar, diğer kültürlerle iletişimde özellikle zorluk çekiyorlar. Çünkü farklı bir kültüre bu kişilerin adapte olmaları çok daha zor… Bu kişiler, eski hatıralarıyla yaşamlarını sürdürmektedirler.

ALMANYA’DA YAŞLI BAKIM İHTİYACINDA GELECEK…

Almanya nüfusunun 2.050 yılında 82 milyondan yaklaşık 69 milyona düşeceği beklenmekte. Her 15 kişiden birinin (yaklaşık 4,7 milyon kişi) bakım ihtiyacı olacağı tahmin edilmekte. Bu durumda yaşlı bakımı çok daha zor bir hal alacak. Bazı Alman politikacılara göre, yabancı ülkelerde bakım imkanlarına giderek artan oranda ihtiyaç duyulacak. Günümüzde yaşadığımız krizi düşünürsek, en azından yaşlı bakımı konusunda alternatif aramaya başlamak akıllıca gözüküyor.

YAŞLI BAKIMINDAKİ DİĞER BİR PROBLEM…

Yaşlı bakımı konusunda diğer problemlerden biri de, Almanya’daki yaşlı bakım evlerinde çalışan yetersizliği nedeniyle oluşan hizmet kalitesi düşüşünün kırılma noktasına geldiği ifade ediliyor. Ortalamada her hastaya her gün sadece 53 dakika bakım verilebiliyor ve bu süreye onların beslenmesi dahil… Çoğu zaman 40-60 yaşlıya bir hizmetli bakıyor. Her ülkede olduğu gibi kötü bakım örneklerinden rahatsızlık duyan politikacılar, bu nedenden dolayı yaşlıların başka ülkelere gitmelerini kolaylaştırmaya da uzak duruyorlar. Çünkü eğer ülkede Alman devletinin sigorta kurumları, yurtdışındaki bakımevlerini finanse ediyor algısının doğması halinde, politikacılar oy kaybı yaşayacaklarından endişe ediyor.

Uzm. Dr. Sinan İBİŞ

sinanibis@flavius.com.tr

 

 

sporvitrini

Hakkında Uzm.Dr. Sinan İbiş

Bir Cevap Yazın

x

Check Also

Sancaktepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Sancaktepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi açılışa hazırlanıyor

Anadolu Yakası’nın büyük hastaneleri arasında yerini alan, bulunduğu bölgenin yanı sıra çevre ilçelerin de sağlık ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede ...